Üst MenüForum kuralları Üst MenüGenel Haberler Üst MenüSoru Sorun Üst MenüForum Takımı Üst MenüReaL Para Üst MenüVİP Bölüm Üst MenüTurnuval Forum
OyunJet Bütün Oyunlar
Yeni Konu Gönder Yeni Yorum Gönder
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 37 Oy - Ortalama: 3.19
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
GTA 4 (Grand Theft Auto IV) İncelemesi
Yazar Konu
kolikman Çevrimdışı
Yeni Üye
*
Yeni Üye

Yorum Sayısı: 234
Edilen Teşekkürler: 7
Alınan Teşekkürler:
32 mesajında 37 kere
Üyelik Tarihi: 18-02-2012

Rep Puanı: 96
ReaL Para: 408.23
Yorum: #1
GTA 4 (Grand Theft Auto IV) İncelemesi
Konsollarda fırtınasını kopardı, bilgisayarlara da ‘Geldi, gelecek, şimdi yoldadır’ derken bomba gibi düşüverdi. GTA 4, serinin önceki oyunları gibi, belki de daha fazla, konuşulacak, eleştirilecek ve sevilecek. Bunu şu anda tam olarak kestiremiyorum fakat şundan eminim ki bu oyun birçok kişinin ‘ Bu oyun değil, başka bir şey’ demesine sebep olacak, aynı benim gibi: GTA 4 bir oyun değil, bir yaşam tarzıdır.
[Resim: 14-475x266.jpg]
Her şeyden önce bu oyunun incelemesinin biraz geç kaldığını düşünebilirsiniz. Fakat böyle kapsamlı bir oyunu, tüm detaylarını görmeye çalışarak, sizlere anlatmanın ne kadar zor olduğunu kelimelerle ifade edemem. Üstelik bayramda olmamız sebebiyle ziyaretler, misafirler ve el öpmeler, zamanımı ayırmam gereken işlerin başında geliyordu. Ancak yine de elimden geldiğince sizlere servisi soğutmadan yapmaya çalıştım. Rockstar Games bizi oyunun çıkması konusunda oldukça bekletti, bir de ben inceleme için sizleri daha fazla bekletmeyeyim. Hadi buyurun buradan başlayalım.
Macera Dolu Amerika

Avrupa’nın doğusunda önceden askerlik yapmış olan Niko Bellic, Amerika’da yaşayan kuzeninin kendi hayatı hakkında anlattıklarına inanarak düşer yollara. Kuzen Roman sadece paradan, kızlardan, plajlardan ve lüks arabalardan bahsetmiştir. Niko bunların hayaliyle illegal yollardan New York’a, oyundaki adıyla Liberty City’e gelir. Fakat kurduğu hayaller, Roman’ın evine varınca yok olur. Roman ufak bir dairede kalmaktadır ve işlettiği bir taksi şirketi vardır. Roman’ın sıktığı palavralar sebebiyle Niko her şeyi geride bırakmış olarak yeni bir hayata başlayacaktır, beklemediği bir yaşama.
[Resim: manzara-475x356.jpg]
GTA 4’ün hikayesi bundan ibaret. Karakterimiz Niko bir süre şaşkın ördek gibi ortalıkta dolanıyor. Roman’ın pek de temiz olmayan çevresi Niko’yu da içine çekerek, yavaş yavaş pis işlerin içine girmemizi sağlıyor. Önce getir götür gibi basit işlerle başlıyoruz ve görevleri bir bir tamamlayarak kısa sürede itibar sahibi oluyoruz. Oyunun senaryosu çok iyi hazırlanmış, ara videolar da senaryoyu çok daha çekici hale getiriyor. GTA’nın önceki oyunlarında senaryo benim pek ilgimi çekmezdi, ancak bu oyunda senaryonun akışı, oyunun gidişatı beni etkiledi.

Diyaloglar ise tek kelimeyle muhteşem olmuş. Bazen aşırı komik konuşmalar olabiliyor, hatta bir ara videoyu seyrederken resmen gülmekten yerlere yattım, 5-10 dakika kahkaha atmaktan oynayamadım. Gerçi çok küfür içeren konuşmalar var, neredeyse her cümlenin içinde bir küfür bulunuyor.
[Resim: polis-475x356.jpg]
Aynı şekilde bize verilen görevler de önceki oyunlara göre daha iyi. Mesela San Andreas’da bazen saçma sapan görevler yapıyorduk, bir kötü adam için ilgisi alakası olmayan görevler. GTA 4’te böyle görevlere rastlamıyoruz, her görev kendince anlamlı ve kurguda bir yeri var. Ana görevlerin yanında ek görevler de mevcut. Envai çeşitli görevler sayesinde oyun süresi oldukça uzun oluyor. Sıkılmanız gibi bir durum zaten yok. Sıkılmamızı engelleyecek diğer bir şey de; bir görevde başarısız olduğumuz zaman mesaj yoluyla cep telefonumuza ‘Tekrar dene’ ibaresi geliyor. ‘Enter’ tuşuna bastığımızda göreve yeniden başlıyoruz.
Şehir Halkı

New York oldukça kalabalık bir nüfusa sahip, bu durum oyunu da yansıtılmış. Liberty City’nin kalabalık sokaklarında insanlar, kendi yaşamlarını sürdürüyorlar. Tabi ki bir oyunda her insan farklı olamaz, ancak GTA 4’ün yapımcıları o kadar çok çeşitte insan oluşturmuş ki aynı karakterlere nadiren rastlıyoruz. Sadece çeşitlilik değil tabi, gerçekte dışarıda bulunan toplum nasıl davranıyorsa, oyunda da aynen öyle. İnsanlar birbirleriyle sohbet ediyorlar, gazete okuyorlar, yemek yiyorlar, ellerinde içecekleriyle dolaşıyorlar, otobüse, taksiye, metroya, trene biniyorlar, alışveriş yapıyorlar, cep telefonlarıyla konuşuyorlar.
[Resim: yaya-475x356.jpg]
Sokakta her türlü insana rastlamak mümkün, dilencisi, yolda çalışma yapan işçisi, hapçısı, sokaklarda yaşayan insanı ve ellerinde poşetlerle gezinen alışveriş çılgınlarıyla dolu Liberty City. Artık tek tip polis de yok. Siyahi, beyaz tenli, şişman, zayıf, uzun ve kısa farklı farklı polis memurlarıyla dolu bir şehir. Hep filmlerde karşımıza çıkan, elinden çöreği hiç düşmeyen, şişman polis amcalar, bu oyunda da gönüllerimizde taht kuracak. Bazen bu türden polisler sokakta birisini kovalıyor, görmelisiniz, gülmemek elde değil. Şiddet içerdiği için eleştirilen GTA, oldukça fazla komedi unsuru içeriyor.

Devriye gezen polis sayısı önceki oyunlara göre daha fazla. Bu polisler sadece boş boş gezinmiyor elbet. Suçlulara göz açtırmıyorlar, sürekli olarak birilerini yakalamaya çalışıyorlar. Bir keresinde karşımda bir adamı tutuklayıp polis aracına bindirdiler. Şok oldum, ‘Bunu da mı düşünmüş bu yapımcılar?’ diye sordum kendi kendime. Gerçi sonra takip ettim arabayı, ne yapacaklar diye meraklandım. Öyle gezindiler sokaklarda, tabi siz görevlerden ve yoğunluktan vakit bulamayacağınız için takip edemeyeceksiniz.
[Resim: kavga-475x356.jpg]
Polisler peşimize düştüğü zaman yine bildiğimiz yıldız sistemi gözümüze çarpıyor. Birden altıya kadar yıldız mevcut ve duruma göre artış gösteriyor yıldız seviyesi. Serinin diğer oyunlarına göre farklı olan ise harita üzerinde bulunan daire sistemi. Yıldız seviyesine göre harita üzerinde daire şeklinde bir alan oluşuyor. Bu alanın dışına çıkabilirsek polisler peşimizi bir süre sonra bırakıyor. En düşük seviyede aranıyorken alan küçük iken seviye arttıkça bu alan da büyüyor ve bizim polislerden kurtulma olasılığımız düşüyor.

Tekrar sivil halka dönelim; artık insanlar sizin davranışlarınıza göre mantıklı tepkiler veriyor. GTA’nın önceki oyunlarında trafikte birisinin arabasına çarptığımız zaman hiçbir şey olmamış gibi davranıyor, yoluna devam ediyordu, gerçi bazıları inip sopayla veya silahla saldırıyordu bize ama genellikle tepkisiz kalıyorlardı. GTA 4’te durum bambaşka, birisinin aracına çarptığımız zaman, duruyor, araçtan iniyor, ya küfrediyor ya da saldırıyor. Çok ufak kazalarda ise bir şey demiyorlar.
[Resim: gok-delenler-475x356.jpg]
Başkasının arabasının üstüne çıktığımızda kornaya basıyor, inmemiz için sağ sol yaparak yavaşça ilerliyorlar. Kırmızı ışıkta geçtiğimizde karşı taraftan hakaretler işitebiliyor, kornalar eşliğinde tepki toplayabiliyoruz. Birisini aracından indirip arabasını çaldığımızda kapıya asılabiliyor, işin ucunda ölüm bile olsa aracın peşinde sürünerek, *****ına sahip çıkmaya çalışıyor.

En beğendiğim özelliklerden biri de halkın hava şartlarına göre davranış değişikliği göstermesi. Yağmur yağmaya başladığı zaman, insanlar bina diplerinde yağmurun bitmesini bekliyor, şemsiyesi olan şemsiyesini kullanıyor, olmayan elinde ki kitap ve gazete gibi araçları başlarına koyarak ıslanmamaya çalışıyor. Şiddetli yağmurlar da ise sokaklarda ki insan sayısı oldukça azalıyor. Tüm bu saydığım detaylar bile GTA 4’ü muhteşem bir oyun yapar ama buz dağının görülmesi gereken birçok yeri var daha.
[Resim: yagmur-475x356.jpg]
‘Zor Ölüm’ mü? O da ne?

GTA 4 önceki oyunlara nazaran biraz daha zor. Gerçi GTA ‘San Andreas’ da çok zor görevler vardı bu oyunda olmayan ama genel anlamda bu oyun daha zor. Karakterimiz daha kolay ölüyor. Sağlık seviyemiz daha hızlı azalıyor. Sağlık sistemi ise çok basit, uyuduğumuz, yemek yediğimiz zaman sağlık seviyemiz artıyor. Bazen yaptığımız görevler esnasında sağlık kutularına rastlayabiliyoruz.

Çatışmalar çok daha iyi olmuş. Düşmanlarımız harita üzerinde bulunan nesneleri kendilerine siper edinebiliyorlar, iyi nişan alıyorlar, kalabalık olduklarında etrafımızı sarabiliyorlar ve kendi aralarında taktik geliştirebiliyorlar. Yapay zeka bu anlamda başarılı olmuş. Hele ki sayıca bizden fazla olduklarında ölmemiz an meselesi.
[Resim: siper-alma-475x356.jpg]
Artık sadece silahlar öldürmüyor bizi. Araçla şiddetli bir kaza yaptığımızda camdan fırlayabiliyor karakterimiz. Eskisi gibi arabayla çılgınlıklara kalkışmayın o yüzden. Aynı şekilde yolda yürürken dikkat etmezsek bir aracın altında bulabiliriz kendimizi. Trafik kurallarına olabildiğince uymamız gereken bir oyun yapmış ‘Rockstar Games’.
Oynanabilirlik

GTA bu bölümde gerçekten çok gelişmiş olarak karşımıza çıkıyor. İnsanların hareketleri, yürüyüşleri, koşmaları, aynı şekilde karakterimizin koşması, davranışları, yürüyüşü, araç kullanışı oldukça gerçekçi olmuş. Araç kullanırken kornaya bastığımızda adamımızın eli kornaya gidiyor, direksiyonu sadece sağa sola yatırmıyor, mesela tam sol yaptığımızda karakterimiz elleriyle 360 derece çeviriyor direksiyonu. İşin kötü yanı direksiyon dönmüyor adamımızın ellerinden anlıyoruz bunu. Geri giderken arkaya doğru bakması, oyuna artı puan kazandıran başka bir detay.
[Resim: trafik-475x356.jpg]
Önceki oyunlarda bazen robot gibi hareketlerle karşılaşıyorduk. GTA 4’te ise böyle şeylere rastlamak pek mümkün olmuyor. Koşarken durmak istediğimizde, karakterimiz hemen durmuyor, bir iki adım yavaşlayarak duruyor. Sağa sola dönerken vücut hareketleri aynı gerçekteki gibi. Kontrol biraz zorlaşmış ama zamanla alışıyoruz. Niko yüksek yerlere tutunarak asılı kalabiliyor, asılıyken sağa sola hareket edebiliyor ve tel örgüleri tırmanarak aşabiliyor.

Çatışmalar sırasında duvara, kapı kenarlarına, büyük kutulara ‘Q’ tuşu ile yaslanabiliyor, o şekilde nişan alabiliyoruz. İstersek vücudumuzu hiç açık etmeden sadece silahı uzatarak ateş edebiliyoruz. Düşmanlarımız da bu yeteneğe sahipler tabi. Bu özelliği ‘Rainbox Six Vegas’ oyunundan hatırlıyoruz. GTA’ya da çok başarılı monte edilmiş. Oyundaki heyecanı daha da arttırıyor.
[Resim: sniper-475x356.jpg]
Araç sürüşünü yapımcılar daha gerçekçi yapmaya çalışmışlar. GTA’nın sevmediğim özelliklerinden biriydi araç sürüşü. Hemen hızlanan ve hemen yavaşlayan, sağa veya sola dönerken çok sert dönüşler yapan araçlar vardı. Bu yüzden araba sürmek zevk vermiyordu. GTA 4’te sürüş bir bakıma değişmiş. Araçlar ne hemen hızlanıyor ne de hemen yavaşlıyor. Ancak dönüşleri yine pek beğenmedim. Arabayı döndürdüğümüz zaman beşik gibi sağa veya sola doğru yatıyor. Bir de araba ya çok dönüyor ya da hiç dönmüyor. Konsoldan geçiş olduğu için klavyede rahat kullanamıyoruz araçları bana göre.
Aynı şekilde araba çok kayıyor, sanki buz pistinde sürüyoruz, yağmur yağdığı zaman ise bu iş daha da çığırından çıkıyor. Bu nedenle kovalamacalar esnasında oldukça zorlu dakikalar bizi bekliyor. Birkaç tane kamera açısı var yine. Kokpit kamera da olsa fena olmazdı ama sonuçta bu bir yarış oyunu değil, o yüzden eksiklik sayılmıyor. Kamera açısını ‘serbest’ olarak seçtiğimizde ‘G’ tuşu ile zamanı yavaşlatabiliyoruz.
[Resim: prens-475x356.jpg]
Alkollü araba kullanmak gerçekteki gibi bu oyunda da tehlikeli. Niko sarhoş olduğu zaman bırakın düz yolda düzgün yürümeyi, ayakta duramıyor. Bu şekilde bir de araba kullanmaya kalkarsak ya karakolda ya da hastanede buluruz kendimizi. Araca bindiğimiz zaman ekran hafiften sallanmaya başlıyor, başımız zaten dönüyor gerçek anlamda. Üstüne üstlük araba da sağa veya sola doğru gidiyor, düz kullanmak oldukça zorlaşıyor. Gaz ve fren hassaslığı da oluşuyor, birazcık gaza bassanız araç çok hızlanıyor, frene asılsanız bile Niko aracı durdurmakta zorluk çekiyor. Bu yüzden toplu taşıma araçlarını öneriyorum, trafik kurallarına uyalım değil mi?
[Resim: araba-calma1-475x356.jpg]
Araç sürüşünü yapımcılar daha gerçekçi yapmaya çalışmışlar. GTA’nın sevmediğim özelliklerinden biriydi araç sürüşü. Hemen hızlanan ve hemen yavaşlayan, sağa veya sola dönerken çok sert dönüşler yapan araçlar vardı. Bu yüzden araba sürmek zevk vermiyordu. GTA 4’te sürüş bir bakıma değişmiş. Araçlar ne hemen hızlanıyor ne de hemen yavaşlıyor. Ancak dönüşleri yine pek beğenmedim. Arabayı döndürdüğümüz zaman beşik gibi sağa veya sola doğru yatıyor. Bir de araba ya çok dönüyor ya da hiç dönmüyor. Konsoldan geçiş olduğu için klavyede rahat kullanamıyoruz araçları bana göre.

Aynı şekilde araba çok kayıyor, sanki buz pistinde sürüyoruz, yağmur yağdığı zaman ise bu iş daha da çığırından çıkıyor. Bu nedenle kovalamacalar esnasında oldukça zorlu dakikalar bizi bekliyor. Birkaç tane kamera açısı var yine. Kokpit kamera da olsa fena olmazdı ama sonuçta bu bir yarış oyunu değil, o yüzden eksiklik sayılmıyor. Kamera açısını ‘serbest’ olarak seçtiğimizde ‘G’ tuşu ile zamanı yavaşlatabiliyoruz.
[Resim: prens-475x356.jpg]
GTA 4’ün bir diğer yeniliği de şu; artık ağaçtan elma toplar gibi sokaklarda park edilmiş araçları çalamıyoruz. Kilitli olan araçları açmak için Niko ön camı kırarak içeri giriyor ve anahtar aracın üstünde olmadığı için kablolarla uğraşarak aracı çalıştırıyor. Bazı araçlarda alarm sistemi var ve bir anda ötmeye başlıyor. Polis sizi bu halde yakalarsa pek de hoş karşılayacağını sanmam.
Grafikler ve Sesler

GTA serisinin oldukça renkli ve süslü grafiklerle çizgi filmleri az da olsa andıran kendine has bir tarzı vardı. Tamam, oyun şiddet içeriyordu ama gerçekçilik bakımından oldukça düşük bir seviyedeydi. Ateş ettiğimiz kişinin vücudundan, toprağın altından çıkan petrol gibi kan fışkırması, kellelerin vücutlardan olur olmadık yerlerde ayrılması gibi olaylarla karşılaşıyorduk. GTA 4 buna bir son veriyor. Gerçekçi grafikler ve mükemmel metropolüyle bize sanal bir dünya sunuyor.[Resim: ceset-475x356.jpg]
Fizik modellemeleri, araçların görüntüsü, binalar ve yollar tek kelimeyle muhteşem. Özellikle yollardan bahsetmek istiyorum. Diğer GTA oyunlarındaki gibi pürüzsüz kaymak gibi asfalt beklemeyin. Tümsekler, çukurlar ve çıkıntılar, asfalttaki çatlamalar, bunların hepsiyle karşılaşacaksınız. Yol çalışmaları olan tehlikeli yerler de mevcut.
Su gibi akan kan demiştik, GTA 4’te böyle şeylere rastlamıyoruz. Gerçekçilik dozajının arttığı bu oyunda merminin geldiği yere göre kan akıyor. Arabayla birisine çarptığınız zaman aracın üzerinde kan lekesi oluşuyor. Siz araçtayken kurşun size isabet ederse, aracın camına kan sıçrayabiliyor. Ya da birisini vurduğunuz zaman çevredeki duvarlara kan sıçrayabiliyor. Çatışma esnasında vurulduğunuz zaman ekranımız da kandan nasibini alıyor.
[Resim: patlama-475x356.jpg]
Hasar modellemesini burada size ne kadar anlatsam da gözlerinizle gördüğünüz kadar etkili olmaz. Araçlar çarpışmanın şiddetine ve temas eden bölgelere göre hasar alıyor. Aracınızı hafifçe bir yere sürttüğünüzde çizilebiliyor ve boyası kalkıyor. Bir duvara hızla çarptığınızda aracınızın ön kısmı içe doğru göçüyor ve camlarınız kırılabiliyor. İşin en güzel yanı duvarda da çatlama oluşuyor.
Gölgelendirme üzerinde çok çalışmış yapımcılar, diğer oyunların gölgelendirme sistemine hiç benzemiyor bu yapımınki. Çok uğraşmışlar fakat ne kadar başarılı olmuşlar bilemiyorum, gölgeler güzel olmuş ama bazen görüntü bozulabiliyor. Bu tarz gölgelendirme biraz daha geliştirilirse çok güzel ve çok gerçekçi olur.[Resim: apartman-475x356.jpg]
Yağmurlu havalar ise mükemmel görünüyor. Gök gürlemesi, çakan şimşekler, ıslanan kıyafetler ve yollar. Islak zemin çok başarılı bir biçimde hazırlanmış. Rüzgarlı havalarda uçuşan yapraklar ve kağıt parçaları, monitörün karşısında size rüzgarı hissettiriyor. Güneşli havalarda, güneş ışığının yansıması ise insanın içini ısıtacak kadar gerçekçi. Soğuk havalarda insanların ağzından buhar çıkması ise bu oyunda detayların ne derecede önemli olduğunu bize gösteriyor.
Çevre etkileşimi bu oyunun göze çarpan bir diğer yeniliği. Etraftaki sandalyeler ve masalar devrilebiliyor. Yerde bulunan şişeler, kutular hareket edebiliyor. Aynı şekilde yerden taş alabiliyoruz. Suyun görüntüsü ise diğer özelliklere göre geri kalmış biraz. Çok daha iyi olabilirdi. Yapımcıların bu konuda pek de uğraştıklarını sanmıyorum. ‘San Andreas’ bu konuda daha başarılı geldi bana. Görsel efektlerde çok iyi olmuş. Patlamalardan sonra toz ve toprağın kalkması, patlamaların çevreye verdiği hasar mükemmel görünüyor. Yangınlar da aynı şekilde iyi hazırlanmış.[Resim: ilginc-475x356.jpg]
Seslere gelince, ilk olarak silah seslerinden bahsedelim. Önceki oyunlarda silahlar sanki oyuncakmış gibi sesler çıkarıyordu. Ben yeterince iyi bulmamıştım. Bu oyunda silah sesleri oldukça iyi. Her silah, gerçekti sesleriyle birebir oyuna monte edilmiş. Patlamalar ve yangınlar esnasında çıkan sesler de geliştirilmiş. Şehrin gürültüsü, metronun ve araçların sesleri, kornalar, ayakkabıların çıkardığı sesler, hepsi sizin Liberty City’nin bizzat içindeymişsiniz gibi hissetmenizi sağlıyor.
(Bu konu en son: 19-02-2012 tarihinde, saat: 12:40 düzenlenmiştir. Konuyu düzenleyen: kolikman.)
19-02-2012 12:40
kullanıcının tüm mesajlarını bul Teşekkür Et Alıntı ile Cevapla
Mucit Çevrimdışı
Bilim, Teknoloji ve PC
*
Kıdemli Üye
Senarist
Coder

Yorum Sayısı: 2,237
Edilen Teşekkürler: 397
Alınan Teşekkürler:
44 mesajında 53 kere
Üyelik Tarihi: 15-01-2012

Rep Puanı: 410
ReaL Para: 1474.80
Yorum: #2
RE: GTA 4 (Grand Theft Auto IV) İncelemesi
güzel emeğine sağlık gta 4 şu sorun bence şifreleri telefon numarası olması.

Think different. Steve JOBS

İyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar. Pablo PİCASSO

Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olabilmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız.

Kendi Çalışmalarım:
Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olabilmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız. - Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olabilmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız. - Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olabilmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız. - Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olabilmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız. - Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olabilmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız. - Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olabilmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız. - Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olabilmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız. - Linkleri Görebilmeniz İçin Üye Olmanız Gerekiyor. Üye Olabilmek İçin Lütfen Buraya Tıklayınız.

William Shakespeare in Kral Lear adlı kitabı olan bana ulaşsın!
Ben Türk55 im.
19-02-2012 14:27
kullanıcının web sitesini ziyaret et kullanıcının tüm mesajlarını bul Teşekkür Et Alıntı ile Cevapla
kolikman Çevrimdışı
Yeni Üye
*
Yeni Üye

Yorum Sayısı: 234
Edilen Teşekkürler: 7
Alınan Teşekkürler:
32 mesajında 37 kere
Üyelik Tarihi: 18-02-2012

Rep Puanı: 96
ReaL Para: 408.23
Yorum: #3
RE: GTA 4 (Grand Theft Auto IV) İncelemesi
evet oyunun konfigürasyonu biraz zor.ama ayarlamak mümkün :ok:
19-02-2012 14:33
kullanıcının tüm mesajlarını bul Teşekkür Et Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu Gönder Yeni Yorum Gönder


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Swords And Sandals 2 Oyun İncelemesi Oyuncu 14 12,738 30-01-2016 17:59
Son Yorum: Mucit
  Game Dev Tycoon İncelemesi youcantescape 0 285 25-01-2016 20:17
Son Yorum: youcantescape
Oyun The Stomping Land | Oyun İncelemesi | mmrsefa 1 1,896 17-07-2014 14:37
Son Yorum: RDStudio
Eklenti - Yama - Plugin Minecraft Oyun incelemesi Programci 6 3,185 02-03-2013 10:34
Son Yorum: miracyilmaz
  Hayaletli ev oyun incelemesi Programci 2 1,172 10-07-2012 11:40
Son Yorum: Programci

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi


Kurucu » Yönetici » Üst Yetkili » Yetkili » Platin Üye » Gold Üye » Silver Üye » Yeni Üye » Yasaklı Üye

Dost Linkler
İletişimReaLses Yukarı GitArşivRSS Beslemesi